Serdar Kılıçsel | Kitap Özeti | Son Ada
Son Ada - Zülfü Livaneli
Türkiye Roman

Son Ada

Zülfü Livaneli

Yayınevi Doğan Kitap
Sayfa 196
Kategori Türkiye Roman
Özet tarihi 2017/08
Tahmini okuma 1 dk
Görüntülenme 2310

“BİR YERDE KÖTÜLÜK VARSA, ORADAKİ HERKES BİRAZ SUÇLUDUR.”

Roman bir adada geçiyor. Vakti zamanında bir adamın aldığı, üzerinde 40 kişiye ev verdiği, adada yaşayan bu ev sahiplerinin kapı numaralarıyla anıldığı, sabah akşam vapurla ihtiyaçlarının geldiği, ağaçlardan topladıkları çam fıstıklarıyla geçimlerini sağladıkları, her köşesinden huzur, barış ve kardeşlik taşan bir ada. Bu huzur ta ki bir ev sahibinin evini ülkenin ihtilalle devrilen diktatör başkanına satmasıyla sona eriyor. Başkan adaya geldikten sonra ilk iş olarak bir yönetim kurulu oluşturuyor. Kendisini başkan seçtiriyor. Yanına birkaç hane sahibini yandaş yapıyor. Bundan sonra icraatlara başlıyor ve adada yaşayanlara öncesinde hiçbir rahatsızlık vermeyen şeyleri bir bir yok etmeye başlıyor. Adadaki insanlar ikiye ayrılıyor. Kimi başkanın vaatlerine kulak kabartarak ne dese kabul ediyor, kimileri de karşı çıkarak başkanın fikirlerine direniyor. Ancak silahlı iki korumasıyla birlikte kaba kuvvet kullanarak gücünü ortaya koyan başkan bir şekilde güya demokratik yollarla dediklerini halka kabul ettiriyor. Otel yapmak için adanın en güzel sahillerine göz dikiyor ancak o sahillerde martılar yaşıyor. Herşey ondan sonra başlıyor. Martılara karşı açtığı savaştan sonra adanın bütün ekolojik dengesi bozuluyor. Yapılan her hatadan sonra halka birlik ve beraberlik zamanı olduğu, düşmanlara bundan sonra daha şiddetle karşılık vereceklerini, asla birlikten ayrılmamaları gerektiğini söylerek kendisine karşı gelenlere kaba kuvvet kullanıyor. Ancak ne yapsa nafiledir. Sonunda, ortada ne hayvanlar kalır ne de ada.

Arka Kapak

-Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.-
-Yaşar Kemal-

Son Adanın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri -son sığınak, son insani köşe- olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: -Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu.- Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır.

Başkan, Son Adayı her tür -anarşi-den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu -çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak- oluşturduğu -kurul-lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu -park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş- bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur.

Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar, bu gidişe başkaldıranlar da vardır...

-Livanelinin bu benzersiz yaratıcı romanında, insan yapısı otoriteyle karşı karşıya... Yazar bizi dünyamız üzerinde yeniden düşünmeye çağırıyor. Mutlaka okunmalı.-

-Prof. Lenore Martin, Harvard Üniversitesi-

-Romanı bitirdiğinizde, bir yurdu yok eden kişilerin, küçük bir adayı da kolaylıkla yok etmesinin doğal olduğunu anlıyorsunuz.-

-Hasan Akarsu, Cumhuriyet Tanıtım Bülteninden )

Tüm kitap özetlerine dön