Serdar Kılıçsel | Kitap Özeti | Mülksüzler
Mülksüzler - Ursula K. Le Guin
Dünya Roman

Mülksüzler

Ursula K. Le Guin

Yayınevi Metis Yayıncılık
Sayfa 336
Kategori Dünya Roman
Özet tarihi 2017/11
Tahmini okuma 2 dk
Görüntülenme 2537

"KIYIYA VURMADIKLARI SÜRECE, BALIKLAR SUYUN FARKINDA DEĞİLDİRLER"

Mülksüzler romanı "Bilim Kurgu" kategorisine ait kitaplar içerisinde en çok okunan ve okunması gereken kitaplar listesinde yer alır. Yazar Le Guin tarafından yayınlanan kitabın 1974 yılında yazıldığı düşünüldüğünde kitabın önemi daha da artmaktadır.

mülksüzler

İki gezegen vardır: Annares ve Urras. Annares, Urras'ın uydusudur. Yapı olarak iki gezegen Dünya ve Ay'a benzemektedir. Urras'ta da aynı Dünya üzerindeki gibi verimli topraklar, yer altı kaynakları ve canlı çeşitliliği varken Annares tıpkı ay gibi kurak, tozlu ve verimsizdir.

Urras'ta insan hırsı ve mülkiyetçilik kavramları gezegeni sömürürken, Odo'nun kurduğu ve 20 milyona yakın insanın yaşadığı Annares'te tam bir mülkiyetsizlik vardır. Burada, iyi anlamda anarşi, toplumun düzenini sağlamıştır. Devrim, araç değil, amaçtır. Ben kavramı yoktur. Sahip olmak en büyük ahlaksızlıktır. Her şey paylaşmak içindir. Paylaşılmayan bir şey toplum tarafından kabul görmemektedir. Kanun ve yasa yoktur. Tek kanun, toplumsal tepkidir. İnsanlar toplum tarafından dışlanmamak için çalışırlar. Kadın ve erkek ayrımı da yoktur. Herkes her mesleği yapabilir. İsteyen kadın istediği erkekle de olabilir.

Hiçbir iş yapmak istemeyen insanlar kendileri gibi insanların yaşadığı uzak bölgelere gönderilirler ya da gitmek zorunda kalırlar. Mülkiyetsizlik her alanda mevcuttur. Boş bir ev varsa sizindir. Yemekhanede boş yer sizin, boş yemek sizindir. Barınmak, beslenmek, eğitim, sağlık, herşey hakkınızdır.

Kitabın başkahramanı Shevek bir fizik profesörüdür. Shevek'in yaptığı çalışmalar bile bazı kesimler tarafından topluma fayda sağlamadığı için kabul görmez, hatta dışlanır. Bu mahrumiyetten dolayı Shevek, atalarının yurdu olan Urras'a gider ve çalışmalarına burada devam eder. Annares kurallarından sonra para, lüks, zenginlik, yasa gibi kavramlar Shevek'e garip gelecek ve mülkiyetçi dünyanın zalim yüzünü görecektir.

Arka Kapak

"...Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir." Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

"Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

"Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır."

Tüm kitap özetlerine dön