Gönülsüz Köktendinci
“SORSAN, TAM OLARAK NEREDE BAŞLAR BATI, NEREDE SONA ERER DOĞU, KİMSE SABİT VE SOMUT BİR HARİTA VEREMEZ.”
Pakistanda doğan ve varlıklı bir ailenin üyesi olan Cengizin hikayesi. Amerikada Princeton üniversitesinde okuduktan sonra Underwood Samson da şirket fiyat değerlemesi yapmak üzere stajer olarak kabul edilir. Elde ettiği kazanç ile artık Amerikan rüyasını yaşayabilecek bir konuma gelmiştir. Erica isminde bir kız arkadaşı vardır. Erica ölen erken arkadaşından sonra psikolojisini bir türlü toparlayamamış ve her geçen gün daha kötüye gitmektedir. Cengiz bu karmaşık ilişkiye yön veremenin çaresizliği içinde kalmıştır. 11 Eylül saldırılarından sonra Amerikanın Hindistana destek vermesi ve Pakistana karşı birlik olup savaş açması düşüncesi Cengizin hayatını altüst eder. Sonunda dayanamaz ve işini gücünü bırakıp Pakistana geri döner. Üniversitede öğretim üyeliğine başlar ve bir yandan da gençleri örgütleyerek Amerika karşıtı gösteriler düzenler.
Pozitif: Kitabın anlatımı çok sade. Ayrıntılı betimlemeler ile konuyu uzatarak okuyucuyu boğmuyor. Amerikada bir Müslüman ve bir yabancı olarak yaşamanın zorluklarından bahsederek herşeyin sanıldığı kadar basit olmadığını anlatmış. Yalnızlığın, yabancılaşmanın, kalabalık içinde yalnız hissetmenin sebepleri gibi konularda biraz felsefe yapmış.
Negatif: Kitabın ismi ile içeriği arasında hiçbir bağ bulunmuyor. Konusu çok sıradan ve detaylarda etkileyici bir yan bulunmuyor. Amerikan şirketlerinde çalışarak Amerika İmparatorluğuna hizmet eden insanları, Osmanlı İmparatorluğundaki Hıristiyan çocukların alınıp eğitildikten sonra Osmanlıya hizmet eden Yeniçerilere benzetmesi ve bu kurgu üzerine hayatına yeni bir yön vermesi, ülkeyi terketme kararı alması, Amerikan karşıtı gösteriler yapması bana çok saçma geldi.