Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
"BİR CÜMLENİN ESAS GÖREVİ KENDİNDEN SONRAKİ CÜMLEYE GİDEN YOLU AÇMAKTIR."
İlk olarak 1996 yılında bir atölye çalışması ile on dört gözü pek yazarı bir araya getiren Ursula K. Le Guin 1998 yılında da basılı hale getirdiği "Dümeni Yaratıcılığa Kırmak" kitabını tamamen yenileyerek 21. yüzyıl yazarları için yeniden ele almış.

Kitabı okurken uygulanmasını tavsiye ettiği bir dizi kural seti bulunmaktadır.
- Yazmaya başlamadan önce alıştırmalar için verilen yönergeler üzerine biraz düşünün.
- Yazdıktan sonra kontrol etmek için acele etmeyin. Birkaç günlük gerçek bir ara verdikten sonra bakın.
- İyi niyetle, umutla ve titiz bir gözle yeniden okuyun.
- Eleştirilere kulak verin.
- Yazdığınızı mutlaka sesli okuyun. Çünkü konuşmak ve duymak ritimdeki tuhaf yerleri ve hataları görmenize yardımcı olur.
- Sözü uzatan, çirkin duran, vaaz verir gibi uzun olan yerlerin üzerinde durun.
- İşe yarayan kısımları nasıl daha fazla parlatırsınız düşünün.
- Bir paragraf ya da bir sayfa olacak şekilde kısa yazılar yazarak başlayın. Belirli bir uzunlukta yazı yazmak da bir disiplin gerektirir.
- Zaman baskısı iyidir. Kısa yazılarınız için kendinize yarım saat zaman verin. Zaman baskısı çoğu zaman şahane ve şaşırtıcı şeyler ortaya çıkartır.
- İyi bir şeyler yazmak isteyen bir yazarın, gerçekten şahane şeyler okuması gerekir. Sadece dönemin yazarlarını okuyorsanız diliniz sınırlı kalır.
YAZDIKLARINIZIN SESİ
Bir anlatı cümlesinin en önemli vasfı bir sonraki cümleye geçişi sağlamak, hikâyenin akışını mümkün kılmaktır. İlerleme, hız ve ritim çok önemlidir. Bunu sağlamanın ve anlamanın en iyi yolu da metni dinleyip duymaktır.

NOKTALAMA İŞARETLERİ VE DİLBİLGİSİ
Noktalamanın amacı okuyucuya yazdıklarınızı nasıl duyacağını söylemektir. Noktalar ve virgüller müzik notalarındaki esler gibi yazıya bir ahenk katmalı. Sokrates: Dilin suiistimal edilmesi, ruhtaki kötüyü kışkırtır.
Yazı dili yazan kişinin sesi, ifadesi ve tonlamalarından mahrum olduğu için konuşma dilinden daha zordur. Özellikle sosyal medyada hızlıca düşünülerek yazılan yazıların okuyucu tarafından yanlış anlaşılması çok doğaldır. İnsanların açıkça ifade edilmemiş anlamları anlayacağını varsaymak çocukça bir histir. Unutmayın, okuyucunun elinde yalnızca kelimeler var.
CÜMLE UZUNLUĞU VE KARMAŞIK SÖZDİZİMİ
Bir cümlenin esas görevi kendinden sonraki cümleye giden yolu açmaktır. Bu yüzden cümleler tutarlı olmalıdır ve bir arada kalabilmelidirler. İyi bir dilbilgisi kullanımı, iyi bir mühendisliğe benzer. Makinenin iyi olması için parçalarının da iyi çalışması gerekir.
Bağlaç kullanarak cümle birleştirmek güzeldir ancak bilinçli ve ölçülü olmalı. Kısa cümleler, kısa kelimelerden oluşmak zorunda değildir, uzun cümleler de illa uzun kelimelerden ibaret değildir.

TEKRARLAR
Tekrarlar, herhangi bir kelimeyi gereksiz yere vurgulayarak çok sık kullanıldığında tuhaf kaçar. Gözden geçirme aşamasında eşanlamlı kelimelerde kullanılabilir. Ancak yine de bu durumla ilgili net bir kural yoktur ve düzyazının ritmine uyacak tekrarlar yazıya ahenk katabilir.
SIFATLAR VE ZARFLAR
Sıfatlar ve zarflar; zenginleştirici, iyi ve besleyicidir. Renk, hayat ve samimiyet katarlar. Tembelce veya aşırı şekilde kullanıldıkları zaman, düzyazıda obeziteye sebebiyet verirler. Örneğin koşuşturdular yerine koştur koştur gittiler ya da hırıltı yerine hırıldayan bir ses kullanmak daha yoğun ve daha canlı olur.
FİİLLER: ŞAHIS VE KİP
Otobiyografi hariç, kurgu dışı kitapların üçüncü şahıs ile yazılması gerekir. Kurgusal anlatıda kullanılabilecek şahıslar, birincil tekil (ben) ve üçüncü tekildir (o). Kurmacada ikinci şahısların kullanımı çok nadirdir. Günümüzde kullanılan en yaygın yöntem üçüncü tekil şahıstır. Yazar bu şekilde daha özgür hareket edebilir.
BAKIŞ AÇISI VE ANLATIDA SES
Bakış açısındaki tutarsızlıklar ve sık değişiklik en sık karşılaşılan kurgusal hatalardır. Kurmacada tutarsız bir bakış açısı ve çok sık bakış açısı değiştirmek okuru rahatsız eder, okurun duygularını karıştırır ve hikâyeyi tahrif eder.
