Aşkımız Eski Bir Roman
"Kurbanı öldüren kendi tutkusudur bazen..."
Ahmet Ümit'in edebiyat dünyasına kazandırdığı o meşhur karakteri Başkomser Nevzat'ın kahramanı olduğu üç ayrı polisiye öykü okuyoruz "Aşkımız Eski Bir Roman" kitabında. İlki, kitaba adını da veren öykü. Ardından "Overlokçu Kız" ve "Sergey Nikolayeviç Jerkovski'ye Ne Oldu?" adlı öyküler ile yine Başkomser Nevzat ve acar ekibi Ali ve Zeynep ile beraber heyecan fırtınasının içinde buluyoruz kendimizi.

En büyük tutkusu edebiyat olan Edip Kelami bey, gerçek ile kurguyu tam anlamıyla karıştırmış, aklını kadın roman kahramanlarıyla bozmuş bir adamdır. Eşlerini bile onlara benzeyen kadınlardan seçiyor. Bu meseleyi takıntı haline getirmiş, kadınların isimlerine kadar seçici davranıyor. Ama onlarla da mutlu olamıyor, çünkü cinsel sorunları da var ve bu yüzden ruh sağlığı da iyi değil. Henüz daha çocukken annesi Hale Hanımı intihar ettiği küvette gördüğü günden sonra ruh sağlığı hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor. Cinsel hayatındaki problemleri aşmak için seks hizmeti veren bir ajanstan destek alıyor ve psikoseksüel sorunlarını edebiyat tutkusunun filtresinden geçirerek roman kahramanları kılığına soktuğu eskortlarla gidermeye çalışıyor. Bu ajans, kızları, Edip Kelami Bey'in istemiş olduğu roman kahramanlarına benzeyecek şekilde makyajlar yaparak kendisine gönderiyor. Doktor Jivago'nun Lara'sı, Mecnun'un Leyla'sı, Uğultulu Tepeler'in Catherine'i, Üç İstanbul'un Belkıs'ı, Dracula'nın Mira'sı, Büyük Umutlar'ın Estela'sı, Selvi Boylum Al Yazmalım'ın Asya'sı... Günübirlik yaşadığı bu heyecanlar Edip Kelami Bey'i tam anlamıyla artık tatmin etmez oluyor ve parayla bile satın alamayacağı bir mutluluğu arayışa geçiyor. Ta ki bir gün bilgisayarına gelen bir mailin gönderici kısmında o ismi görene kadar: Agatha Christie...
Alıntılar
"Kanun karşısında boynumuz kıldan incedir. Ama adaleti sağlayan kanun karşısında. Çünkü her kanun adil değildir."
"Aşk diye bir şey yoktur, güzellik vardır. Güzellik de kimsenin malı değildir. Ona sadece belli bir süre sahip olabilirsin, sonra uçar gider."
"Yazar anlattığı hikayede, yarattığı kahramanların psikolojilerinde aslında okurun ruhuna bir ayne tutmakta, bir anlamda okurun kendiyle yüzleşmesini sağlamaktadır."
"Bazen duyguların gücünü ifade etmekte kelimeler yetersiz kalıyor. Dahası yanlış anlamalara da meydan verebiliyor. O yüzden tutkumu kelimelerle söndürmeyeceğim, bu sıra dışı arzunun tatminini sizinle karşılaşma anıma saklıyorum."
